Felâket tellalları..

Her olaydan olumsuz bir şeyler çıkaran insanlar lütfen benden uzak durun. Çok etkileniyorum konuştuklarınızdan. Sonuç sizin istediğiniz gibi olumsuz oluyor evet siz herşeyi biliyorsunuz. Söyleye söyleye bir şeyi kırk kere, kehanet gerçeğe dönüşüyor. İyi şeyler düşünen insanlar hep benimle olun lütfen..

Advertisements

Suratsız

Bu sıralar en çok duyduğum söz, ne kadar suratsız olduğum. Yakın olduğum kişilere arkamdan söylenen. Yüzüme sen daha güleryüzlüydün neden değiştin ne oldu denilen. Bırakında bende suratsız oluyum. Mecbur mu herkes neşeli cıvıl cıvıl olsun. Aslında umurumda bile ne düşündükleri. Sadece konuşulan bir sözü sürekli duymak rahatsız eder oldu. Nasrettin hoca misali testiyi kırmadan dövmek lazım belki bazılarını. Kimse yaralamadan uzak kalma isteği belki. Beni bilen biliyor, tabi ki gülümsemek sadakadır . Sadece gülümsemek  yetmez, insanlara faydan dokunmuyorsa gülümsemek kuru kalır. Zaten kötü niyetli tipler dışında beni suratsız bulanda yok. 

Halıya basma

O kadar çözülmesi gereken sorunlarım varken, tek düşündüğüm kapının önünde giydiği terliklerle halıya basan kayınvalideme odaklanmak oluyor. Aman boşver taktığın şeye bak demek kolay. Onu bir de bana sor. Kendimi terliklerine bakmaktan alıkoyamayarak içimden “yine mi basıyorsun yeter ama artık” diyerek haykırıyorum. Anla artık beni, neden seninle iletişim kuramıyoruz.

İsyankar benliğim..

Bir zamanlar manzarası güzel bir yatak odam vardı. Akşam olup hava karardığında pencerenin kenarına ilişip gelene geçene bakar zaman geçirirdim. Aslında penceremin kenarında oturduğum anlarda, gelen geçeni izledikçe kendimi iyi hissederdim. Ama yinede o güzelliktede sorun çıkaracak, mutsuz olacak birşeyler bulurdum. Halbuki yaşadığım her ana şükür etseymişim, mutlu olsaymışım. Halen değişmedim, can çıkar huy çıkmaz. Yapmasana be her anına şükretsene..